Harbiye Gölü Gezisi

İşten fırsat bulduğumuzda hafta sonları ufak kaçışlar yapıyoruz. Bu ufak kaçamakları da hak ediyoruzdur heral de. O kadar hafta için ofise kapan çabala hafta sonu da biraz hava almak gerekir ama değil mi ? Neyse pazar kahvaltımızı yaptık güzelce evde uzanış moduna geçtik abimlen. Ben bir çekyata o karşıki çekyatı parselledi devrilmiş uzanıyoruz tembel tembel. Sonra abime tableti uzattım dedim ki abi al sana tablet ara bul Hatay’da gezmediğimiz görmediğimiz bir yere gidelim dedim. Hep aynı yerleri şarkı nakaratı gibi tekrarlamanın bir anlamı yok dedim. Hayat kısa … falan derken abim tamam yeter bu kadar edebiyat dedi. Oda beni haklı bulmuş olmalı ki ufak bir tebessüm sonrası araştırmalarına başladı. Sonra dışarıdan Hatay’a gezmeye gelen kişileri yazdığı blog yazıları ilk göze çarpar genelde böyle araştırmalarda. Dışarıdan gelenler bizden daha iyi geziyor niye yalan söyleyelim bu bir gerçek. Araştırmalar sonucu Harbiye Gölü kafaya yatta. Harbiye’ye epey gitmiştik fakat Harbiye Gölü nü ne duydum nede gittim oda bizim ayıbımız sanırım. Havada sıcak İnternetten gördüğümüz resimler kadarı ile de sıcak hava için isabetli bir yer gibi. Aldık kameramızı atladık arabamıza düşdük yollara.

Harbiye Gölü

Harbiye Gölü

Harbiyeye vardık arabamızı park ediyoruz ilk şoku otoparkçıdan yaşadık. Harbiye gölü ne taraftadır diye sorunca adam şöyle 1-2 sn bizi süzdü ardından cümlesini kurdu ” Yenim göl kalmadı ki be. Kurudu gitti be gülüm. Eskiden yıllar önce sular akardı ördekler kazlar suda yüzermiş şimdi gezilecek bir tarafı kalmadı.” Şeklinden cümlesini tamamladı arkasından derin bir iç çekti Harbiye’li abimiz. Abimizin dediğine göre gölün su kaynağını Antakya’ya içme suyu olarak bağlamışlar doğal olarak da göl kurumuş. Neyse biz tüm olumsuzluklara rağmen gezme motivemizi koruyup göle doğru yürümeye başladık.

harbiye çarşı

Yol üzerinde de yıllardır adını duyduğum Hidro restarantı gördüm. Bu Hidro’nun bendeki hikayesi de şu şekilde idi. Yıllar önce belki 7-8 yıl önce güzel künefe yapan Antakya’lı bir arkadaşımız vardı. Gene bir gün arkadaşlarla toplanmışız dağılmaya yakın gene bir künefe faslı patlatılıyor. Yeme esnasında bir Antakya’lı arkadaşımız yapan arkadaşa hitaben ” Dostum künefe güzel olmuş eline sağlık fakat yanlış anlama şu Harbiye’de Hidro’da yediğim künefenin üzerine künefe görmedim adamlar harbi işin erbabı yanlış anlama” dedi ve o gün bu gündür Hidro benim aklıma kazındı künefe ile. Harbiye’ye her gelişimde aklıma geliyor fakat birilerine bu Hidro nerededir diye sormak aklıma gelmiyor.

hidro-restorant

Kısmet bu güneymiş. Abime dedim abi gezinti sonrası büyük ödül var. Ne ödülü dedi Hidro künefesi not al seyir defterine dönüşte buradayız. Sonra bu Hidro künefesinin ne demek olduğunu onunlada paylaştım. Oda meraklandı doğal olarak. Gezi sonra büyük ödül olsa da gezi disiplinimizden ödün vermeyerek kurumuş Harbiye Göl’ünde gezimize başladık. Bir yandan münasip bulduğumuz kareleri amatörce pozlamaya çalışıyoruz, bir yandan yürüyoruz ağır ağır. Mangala pikniğe olan milletçe düşkünlüğümüz burada da kendini gösteriyor.

harbiye gölünde piknk

Kimileri yürüyüş yapıyor. Kimileri Harbiye Göl’ünün diğer ucunda kurulan pazarı geziyor. Kimileri arkadaşlarına askerlik anlılarını anlatıyor. Yani anlıyacağınız gölde herşey yerli yerinde tek eksik gölün kendisi.

harbiye-golu

harbiye-golu-pazar

harbiye-golu--

Gölün kuru olması ile olan tek çevresel farklılık çocukların gölde top oynaması olmuş. Yani eğer önceden su topu oynamıyorlarsa durum öyle.

harbiye-golu-4

Geldik gezinti sonu büyük ödüle. Hidro Restoranımıza girdik. Yan masalar bakıyoruz komple tonatılmış mezeler kebaplar tavalar ayranlar pideler. Anlayacağınız güzel bir restorant. Garson geldi buyurun ne alırsınız dedi. Bizde heyecanla “künefe alacağımız biz künefe istiyoruz” dedik. Garson biraz dumur oldu sadece künefemi yani der gibi baktı ama sonra gitti. Ne yapalım kardeşim tokuz bilemedik ki yılların içe vurmuşluğu burada bozulacak. Şaka bir yana künefemizde geldi. Maalesef görüntüsünü paylaşacağım. Öyle bir kötülüğüm olacak üzülerek.

harbiye künefe , hidro restorant

Tadına yapacağım yoruma gelince. Yok böyle bir tat diyorum. Garsondan aldığımız bilgiye göre közde pişiriyorlarmış. Tatlı ile aram oldukça iyi. Künefe’yide son zamanlarda közde yapılanı tercih etmeye başlamıştım. Hem daha hafif geliyor hem daha lezzetli. Diğer fabrikasyon üretilip pişenlerde güzel ama közde pişen künefe ap ayrı. Mutlaka denemenizi öneririm. Hidro’da yediğim künefede şahane idi. ( Diğer resimler için tıklayın. )

 

 

 

 

No Comments Yet.

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir